(46) Baki Divanından
Mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fa’ûlün İsterse n’ola haste göñül yâre sarılmak Mecrûh olıcak lâzım olur yara sarılmak (İsterse ne olur hasta gönül yâre sarılmak Cerahat olacak gerekir yaranın sarılması) Aşktan hastalanmış gönül sevgiliye sarılmak istemesi normaldir. İrin olmaması için bir yaranın sarılması gerekmez mi? Şair bir ilk yardım tekniğine de uygun olarak, yaranın üzerine bir şey bastırmak hatta sevgiliye sarılıp yaraya müdahale etmek istiyor. (haste: hasta, mecruh: irinli, sanatlar: tecrid, leff ü neşr) Olmadı müyesser baña bir serv-i revânuñ La’lini öpüp biline bir pâre sarılmak (Olmadı nasip bana bir yürüyen selvinin Lalini öpüp beline bir kere sarılmak) Selvi gibi bir güzel kadının dudağını öpmek ve bir kere beline sarılmak bana hiç nasip olmadı. Şair sevgilinin boyunu selvi kadar uzun, dudağını lal gibi kırmızı gördüğünü ifade etmek istiyor. (müyesser: kolaylıkla olan şey, servi: ağaçların en uzunu olan selvi ağacı, revan: yürüyen, lal: kırmızı renkli taş, pare: parça, s...