Kayıtlar

(6) Kavuşamazsan Aşk Kavuşursan Vuslat

Resim
"Onlar her 12 Eylül dönem filminde kaba, nobra, kötü, sevgisiz, robot gibi tipler olarak algılatılmaya çalışıldı." Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu Kafes on numara olmuş. Açıkçası ben bu kadar başarılı olmasını beklemiyordum. İlk şaşkınlığım salonu tamamen dolduran genç seyirci oldu diyebilirim. Bir ara oyuncu seçimi iyi yapılmış, gişe iyi olacak diye düşündüm. Filmi izlemeyi düşünen varsa izleyin derim. Ben en kısa zamanda romanını da okuyacağım. İzleyenlerden eksik bulanlar, şu olaya, şu fikre, şu kavrama, şu isme, mesela Alpaslan Türkeş'e yer verilmeliydi diyenler olmuş. Ancak sinemadan bir konuyu direkt vermesini veya bir dönemi kapsamlı anlatmasını beklemeyin. Siz yine de bu filmi izleyin. Eminim Türkeş'in hayatını anlatan nice romanlar, nice filmler geliyor. Bu daha başlangıç, acele etmeyin. Filmde BBP'lilerin propagandası var diyenler de olmuş. Aslında ben de pek hazzetmem ama BBP'lilerin propagandası var demek bu kadar kolaysa, yıllar yılı solun propagandası yap...

Review: The Empire of the Wolves

Resim
The Empire of the Wolves by Jean-Christophe Grangé My rating: 3 of 5 stars Okumasam olmazdı! Güzel bir politik-polisiye. Belki de önce filmini seyrettiğim, sonra okuduğum tek kitap olmuştur. Okursanız, Türkiye’deki temel siyaset doktrinleri Fransa’dan, Paris’ten nasıl görünüyor epey fikir sahibi olabilirsiniz. Elbette en başta Bozkurtlar olmak üzere. Benim gördüğüm, yazar Türkiye’den Fransa’ya gidip orada faaliyet gösteren solu, modası geçmiş fikirlerin takipçisi olan ve zararlı terörist eylemler yapan bir grup olarak görüyor. Bunlara karşı müsamahakâr değil. İslamcıları da yine sorunlu görüyor. Bir kadın olarak Tansu Çiller’in başbakanlığa kadar yükselmesi takdir ediliyor. Grangé, ayrılıkçı Kürtçüleri de tehdit olarak kabul ediyor. Ülkücüler konusu… Ülkücülerin Fransa’dan bakınca iyi göründüğünü söyleyebiliriz. Yalnız biraz komplo yönü ağır basıyor haliyle. Türkeş yaşarken yurt dışından gelen insanlarla konuştuğumda, benzer şekilde “Türkeş’in yalnız Türkiye’deki değil dün...

(5) Türk Keneşi*

Resim
Yazar: Özgür Özer "Üze teŋri basmasar asra yir telinmeser Türk bodun iliŋin törüŋün kim artatı udaçı erti?" [1] Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi - TDİK), Türk dili konuşan ülkeler arasında kapsamlı işbirliğini teşvik etmek amacı ile uluslararası bir örgüt olarak 2009 yılında kurulmuştur [2]. Türk Konseyi'nin kurucu üyeleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'dir. 2012 yılında Konsey'in yerini Divan-ı Lügati't Türk'teki karşılığı olan "Keneş" almıştır. Türk Keneşi, Türk Devletleri arasında kurulan ilk devletlerarası siyasi örgüttür [3]. Temel hedefi Türk Dili Konuşan Ülkeler arasında siyasi ve ekonomik işbirliğinin artırılması olan Türk Keneşi, ayrıca tarihten gelen dostluk ve kardeşlik bağlarının yaşatılması, kültürel zenginliklerimizin tanıtılması ve ülkelerin birbirine daha da yakınlaştırılması doğrultusunda çalışmaktadır. Türk Keneşinin temel belgeleri olan 3 Ekim 2009 tarihli Nahçıvan Anlaşması ve 16 Eylül ...

Review: Meu Pé de Laranja Lima

Resim
Meu Pé de Laranja Lima by José Mauro de Vasconcelos My rating: 4 of 5 stars Ben de Şeker Portakalı'nı okuyanlar arasındayım artık. Daha önce başlamış bitirememiştim. Şeker Portakalı bir çocuk kitabı. Dört puanlık. Gazeteci Çetin Emeç'in kardeşi Aydın Emeç çevirmiş. Birçok çocuğun en çok etkilendiği kitapların başında. Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos'un en güzel kitabı. Güneşi Uyandıralım ve Delifişek kitapları ile bir üçleme oluşturuyor. 1964 Brezilyasında yoksul bir ana babanın çocuğunun, küçük José'nin (Hoze diye okunuyor) başından geçen maceralar... Filmi de çekilmiş, iki defa. Aurélio Teixeira ve Marcos Bernstein tarafından çekilen filmlerin ikisi de başarılı. Çocuklara mutlaka okutun derim. View all my reviews

(4) Mister No

Kıbrıs Türkleri Denktaş’ı 1948 mitinginde tanıdı. 8 Ağustos 1964’te günlüğüne şu notu düşüyordu: ‘Öyle bir an geldi ki mukavemete devam ümidi yok oldu. Birleşmiş Milletler bize gelerek ne yapacağımızı sordu, ‘Rum ve Yunan zırhlı birlikleri süratle ilerlemektedirler, teslim olmaktan başka çare yok’ dediler. Komutan Rıza Vuruşkan’la istişare ettikten sonra kararımızı veriyoruz: ‘Sonuna kadar çarpışmak, teslim olmamak ve intihar etmek’ ‘O halde müsaade ediniz kadınlar ve çocukları alıp gidelim’ dediler. ‘Onlara sorunuz, gitmek isterlerse alınız’ dedik. Birleşmiş Milletler askeri kadınlara yaklaşarak teklifini yaptı. Kadınlar hep bir ağızdan, ‘Biz erkeklerimizden ayrılmayız, öleceksek birlikte ölürüz’ cevabını verdiler. Birleşmiş Milletler askeri bu kahraman insanları selamlayarak ‘Good luck’ diyerek zırhlı araçlara binerek uzaklaştılar.’ *** Denktaş yalnızca Kıbrıs Türklerinin değil Büyük Türk Dünyasının da en büyük liderlerinden biriydi. Ecevit de böyle düşünüyordu. Türk Milletinin yetiş...

Review: Материнское поле

Resim
Материнское поле by Chingiz Aitmatov My rating: 5 of 5 stars Bir annenin ağzından Avrupa'daki savaşın Türkistan'daki yıkıcı etkilerini anlatmış. Eşini ve üç çocuğunu kaybeden kahraman Kırgız annesi toprak ile yer yer Şamanist bir görüntü vererek dertleşiyor. Toprak Ana'nın 16. baskısını okudum. 16. baskı olmasına rağmen epey fazla baskı yanlışı var. Biraz da kısaltılmış bir çeviri. Yine de Ötüken Neşriyat bu eserleri okurlarla buluşturmaya devam ederek büyük bir hizmet gerçekleştiriyor. View all my reviews

Review: Kürk Mantolu Madonna

Resim
Kürk Mantolu Madonna by Sabahattin Ali My rating: 4 of 5 stars Yazılalı 73 yıl olmuş. Fakat hala milyonlarca basılıyor. Bunun en önemli nedenlerinden birisi yazarın Raif Efendi'nin kişilik özelliklerini vermedeki üstün başarısı. Birçoklarının onda kendisinden bir şey bulması. Bu kadar çok okunmasının başka bir nedeni ise şu olabilir: Bazı kitaplar vardır, dokunaklı, duygusal ağlatan kitaplar dersiniz. Bu kitabı öyle algılamanızı istemem. Daha öte. Öyle bir yere geliyorsunuz, ilerlemek ne mümkün? Yüreğinize inecek sanıyorsunuz. Boğazınızda şiddetli bir ağrı başlıyor. Kürk Mantolu Madonna adeta sizi anafilaktik şoka sokuyor. Öyle böyle değil… Dört verdim. View all my reviews