Kayıtlar

AR-GE AR-KA AR-PA ?

AR-GE Bu sıra AR-GE'ye takıldım. Ar ge ne demek? Aslında ülkemize ar-ge sözcüğü araştırma geliştirme kavramına sözde de olsa önem verilmeye başladığı zaman giren bir kavram. Hatırlar mısınız bilmem her kurum, her şirket bir ar-ge kurmaya başlamış hızla ar-ge faaliyetlerine başlamıştık ülkece. Elbette ar-ge dediğimiz faaliyetin ülkemize kazandırılmasından sonra kamu kurumlarımızda olmaması olmazdı. Bu nedenle ilk günah keçisi ve deneme tahtası olarak ar-ge bölümü kamu kurumlarında da kurulmuş ve bürolar oluşturulmuştu. Şu an neredeyse her kamu kurumunda ar-ge bölümü bir şekilde de olsa var diyebiliriz. Elbette bizim mevzu bahis yapacağımız kurum MEB. İl müdürlüklerine ar-ge bölümleri kurulmaya başlamış ve daha sonra bu bölümle büyümüş hatta bazı şehirlerimizde ayrı birer birim olarak onlarca kişi çalışmaktadır. Mevzuatı (AR-GE Birimleri Yönergesi) ayrıntılı ve çok güzel hazırlanmış. Peki İl Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde bulunan Ar-Ge bölümü ne iş yapar? Ne iş yaptığı mevzuatt...

Türk Eğitim Sen Nereye Koşuyor?

  1990 lı yıllarda demokratikleşme adımlarından sonra ülkemizde işçilerin sendikal örgütlenmelerinden sonra memurların sendikal örgütlenmesine de izin verildi. 1992 yılında bir sendika kurulmuştu. Türk Eğitim Sen. Türk Eğitim Sen o yıllardan bu yıllara kadar memurun sesi oldu, hakkını savundu hatta MHP’li dendiği halde DSP MHP koalisyonu döneminde MHP’li vekillere en sert tepkileri gösterdi memurların hakkı, maaş zammı vs için. Bugün Türk Eğitim Sen nerede? Ben söyleyeyim. Genel Başkan İsmail Koncuk’un siyasete çok fazla bulaşmasıyla başlayan bir çalkantılı dönemim ve bir karanlığın içinde. Sendikayı kullanarak MHP teşkilatlarına gizliden ayar vermeye çalışan bir genel başkanın, balans ayarı ile koltuktan uzaklaştırılması ile başlayan çalkantılı bir dönem başlamış oldu sendika için. Talip Geylan göreve geldikten sonra bir kesimin beklentisi Koncuk ile birlikte siyasete bulaşmış “ayarcı” tayfanın sendikadan tasfiye edilmesi idi. Ancak beklenen ilk etapta olmadı. Bu tasfiyenin olmama...

Yarım simit

 Bir pastanede, bir müşteri yarım simit almak ister. Garson ise bunun mümkün olmadığını söyler. Müşteri ısrar edince de tartışma büyür. İşin içinden çıkamayacağını anlayan garson koşa koşa ustasının yanına gider; "─ Dışarıda bir dümbük var yarım simit almak istiyor", der. Şöyle bir arkasına dönünce bir de ne görsün!? Müşteri de arkasından gelmiş, ensesinde duruyor!.. Uyanık garson hemen müşteriyi işaret ederek; "─ Bu abi de diğer yarısını almak istiyor", der. Usta durumu anlar, bozuntuya vermez. Müşteriye mecburen yarım simiti verip gönderirler. Yaklaşık bir saat sonra usta garsonu tekrar yanına çağırır; "─ Tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin. Nerelisin bak'im sen?" "─ Brezilyalıyım usta", der garson. "─ Ta Brezilya'dan Türkiye'ye neden geldin?" "─ Brezilya cazip bir yer değil usta, çok fazla seçenek yok maalesef. Orada insanlar ya fahişe oluyor, ya da futbolcu…" Usta; "─ Biliyor musun, benim ka...

Fırat'ın Ardından!

  20 Şubat 2015 tarihinde Ege Üniversitesi’nde çıkan olaylarda Fırat Yılmaz Çakıroğlu öldürülmüş ve yedi kişi de yaralanmıştı. Haberlerde duyduğumuz bu olay ilgili kişiler için çok dikkat çekici ve üzücü bir olaydı. Hayatının baharında, gencecik bir üniversite öğrencisi birkaç hain tarafından şehit edilmişti. Haber kanallarının çoğu karşıt görüşlü öğrencilerin çatışması diye duyursa da olayı anlaşıldı ki olay Türk Milliyetçileri ile terör destekçileri arasında geçmiş ve kan dökülmüştü. Bir ülkücü daha vatanı ve vatanseverliği yüzünden sonsuzluğa yürümüştü. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Katillerinin de elleri kurusun inşallah. Aradan yıllar geçti ve Fırat kardeşimiz için yurdun dört bir yanında Ülkü Ocakları ve Ülkücü teşkilatlar adına mevlitler okutuyor ve kendisini rahmet ve minnetle anıyorlar. Adı sonsuza kadar yaşayacak inşallah. Yine de bu noktadan yola çıkarak aklıma gelenleri yazmak isterim. Açılım saçılıma kurban edilen bir ülkücü kardeşimizin şehadet yıldönümü ...

Garip Şeyler

  GARİP ŞEYLER Bugünlerde elektrik konusunda bir tartışmadır gidiyor. Hayat pahalılığının giderek artması ve elektrik fiyatlarına gelen zamlar sonrası elbette haklı olarak vatandaşlarımız tepki gösteriyorlar. Esnaf bitmek üzere, iflas etmek üzere, vatandaş zaten alım gücü yokken elektrik faturasını ödeyemiyor filan. 20 yıldır iktidarda olan hükümet, elektrik faturalarına gelen tepkiler üzerine önce ortalama elektrik harcama rakamını 150 kilovattan 210 kilovata yükselttiğini duyurdu. Önümüzdeki günlerde yeni bir elektrik faturası gelince bize olan etkisini anlayacağız. Daha sonra devam eden tepkiler üzerine de mesele üzerinde çalışma yapıldığını ve düzeltmeye gidileceğini duyurdu ancak şimdiye kadar bir düzeltme gelmedi. Bu konuyu kısaca özet geçtikten sonra, koltuğu sallanan hükümete alternatif olduğunu iddia eden ana muhalefet partisine bir göz atalım. Beklenen özlenen o ki, bir çözüm, bir öneri, elle tutulur, gözle görülür bir söylem ile alternatif olduklarını, fahiş elektrik fi...

Sigaradan Kurtulun

  Türk toplumunun sigara içme oranı birçok topluma göre hayli fazla. Toplumumuzda aynı zamanda sigaradan kurtulma klişelerinin sayısı da çok. Söz gelimi: "sigara içmedi sinirlendi", "sigarayı bırakırsanız kilo alırsınız" gibi, "sigarayı kafada bitirmelisiniz", "birden bire bırakmalısınız", "sigara her yerde yasaklanmalı" gibi. Bu tip yaklaşımlar da sizi belki sigaradan kurtarabilir. Fakat sigara içtiğim zamanlarda bunlar bana hep basmakalıp gelmiştir. Şimdi içmiyorum. Çağımızın vebası sigaranın içinde ne gibi ajanlar var, bunlar özellikle insan beynine nasıl etkide bulunuyor, hastalıklarla olan ilişkileri nelerdir, sigaradan kurtulan en çok hangi sıkıntıları yaşar öğrenmeyi daha ilginç bulmuştum. Başta da söylediğim gibi Türkiye'de oldukça fazla bir kesim, nüfusun yüzde otuzu sigara içiyor. Bu insanlar tiryaki mi? Özellikle Amerikan Sağlık Bakanlığının 1964'te hazırladığı raporun yankılarından sonra olmak üzere, sigara içenlere ...

Medya bölünmeli

  MEDYA BÖLÜNMELİ Yıllardır düşünür dururum; haberler neden abartılıyor veya lokal denebilecek haberler neden tüm ülkede bir sorun varmış gibi gösterilir diye. Bir trafik kazası bile ülkenin gündemine pat diye oturur, yaralananların isimleri çarşaf çarşaf yayınlanır. Son zamanlarda yaşadıklarımız ve ülkemizin dört bir köşesinden aldığımız haberler bunun nedenini bulmamızı sağladı şükürler olsun. Medyamız İstanbul Medyası çünkü. İstanbul’da trafik kilitlendi mi bütün ülkeye canlı yayın; efendim TEM bilmem ne mevkiinde araçlar durma noktasında ilerliyor, vatandaşlar mağdur, sinirli. Kar yağıyor; yolda kalanlar var, vatandaşlar mağdur, evlerine gidemiyorlar, soğuk, havaalanında mahsur kalan vatandaşlar var, hayat felç oldu, durum çok kötü, ölüyoruz, bitiyoruz, nerede bu devlet, nerede bu belediye? İstanbul’da ekmeğe zam gelmiş. Bir lira yirmi beş kuruştan iki lira olmuş. Gibi gibi haberler ve kullanılan cümleler uzatılabilir ve örnekler çoğaltılabilir. Efendiler! Ekmek Anadolu’da hal...